Ziyaretçi Sayısı: 41

Saküder Sanatın Gücü

41
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
  •  
SAKÜDER SANATIN GÜCÜ!…

Toplumların diğerlerinden farkını gösteren belli kıstasları vardır. Öncelikleri demokrasi, düşünme ve ifade özgürlüğü, insan haklarına saygı duyma, adalet, çağı takip etme, değişime uyma, gelişimi özümseme, zamanı iyi kullanma ve de sanat! Sanat ve sanatçıyı öncü olarak gören ülkeler çağdaştır…Gelişmiştir!

Diğer ülkelerden yaşam kültürü daha ileridedir! Bir ülke şayet yaşam standardında yurttaşlarına öncelikli değer olarak sanatı sunuyorsa o ülkede, yaşama sevinci en üst düzeye çıkmış demektir…

Sanatçının el üstünde tutulduğu ülkelerde insanlar ve toplumlar saygındırlar. Tiyatro, bale ya da operanın her gece perde açtığı, sinemanın sansürden uzak her türlü hikâyeyi yurdun her tarafında anlattığı, müziğin gece ve gündüz insanların sevinç ya da hüzün duygularını melodilerle bezediği, plastik sanatların el üzerinde tutulduğu bir ülkede yaşamak güzeldir!..

Halk ezgilerinin dilden dile özgürce dolaştığı yörelerde hayatın anlamı başkadır! Ressamlar ya da heykeltıraşlar sadece geçmişi değil, bugünü ve de yarını bize anlatırlar. Yaşamı renklendirirler…

Doğanın canlanmasını, çevrenin güzelleşmesini bize gösterirler! Yazarlar ya da çizerler hayatın yalnızca cilvelerini değil, yaşamın felsefesini de bize öğretirler…

Kelimelerin oynaşmasında, çizginin kırılmasında ve de mısraların uçuşmasındaki coşku bizi yaşama başlar… Aşık Veysel’i, Mahsuni’yi ya da Arif Sağ’ı dinlerken sazının tınısı ve de melodinin sihri kadar güftenin filozofluğu da bizi kendine çeker… Sanatın içine girdikçe hayatın her kademesinde belki çokça karşılaştığınız olayları, yeniden ve de berrak bir akılla yorumlarsınız!… Sanat eserlerini yaratan sanatçılar toplumu daha da ileri götürürler. Sanat durağan değildir. Değişimi ve yenileşmeyi beraberinde getirir. Toplumlar sanatçının peşinden koştukça gelişir…

Atatürk; “Beyler her şey olabilirsiniz, hatta bakan ya da milletvekili ama sanatçı olamazsınız!” diyerek yaratının ve yaratıcının değerini açıklamaya çalışmıştır. Sanatçı özgürleştikçe yaratıları toplumlarda farklı düşünceleri geliştir, görülmeyeni görülür kılar! Sahnede seyrettiğiniz aslında gerçek hayatta yaşadıklarınızın izdüşümüdür…

Seyrettiğiniz bir resim ya da heykel estetik yeteneğinizin gelişmesine katkı sunar! Osman Hamdi, Zeki Faik, Abidin Dino, Nazım Hikmet, Muhsin Ertuğrul, Adnan Saygun, Leyla Gençer, Meriç Sümen, Cüneyt Gökçer, Yıldız Kenter ve son olarak Fazıl Say, Bedri Baykam ve de adını sayamadığım dünya çapındaki sanatçılarımız Türkiye’yi çağdaş ülke haline getirdiler. Son 18 yıla baktığımızda aynı şeyleri söylemek mümkün değil. Değişen rejimle sanat ve sanat kurumlarını da ne yazık ki yeni bir boyut kazanıyor…

Sanatın içine tüküren, heykeli ucube gören, baleye şalvar, tiyatroya sansür getiren bir anlayış, sanatçı ve sanatla uğraşmaya başladı. Demokrasi karşıtları; Doğasında muhaliflik olan, bu güdüyle yeni yaratıları hedefeyen, yaptıklarıyla tatmin olamayan, hep arayış içinde bulunan ve özgürce düşüncesini ifade eden sanatı dizginlemeye çalıştı. Ve iktidar kendi meşrebine uygun, yandaş sanatçı yetiştirme hevesiyle sanat kurumlarının yapılarını bozuyor. Sanat gösterilerini iptal ediyor. Sanatçıları tutukluyor, sansür uyguluyor ve de işten atıyor.

Sanatçı ve yaratısını aşağılayarak sanatı halkı uyandıran bir güç olmaktan çıkarmaya çalışıyor! Bilinmeli ki; sanat ve sanatçısına saygı duymayan yönetimler sonunda yok olurlar. Ama sanat ve sanatçı her zaman yaşamdaki hak ettiği yerde kalır!

Sanatın yaşamı güzelleştirerek değiştirmesi Sanat Kurumlarının gücüyle de eş anlıdır. Sanat için örgütlenme, sanatçıya yol açar. Başarısını katlar! Ülke olarak çok önemli bir güce sahibiz! Sanat Kurumlarımız arasında yeni ve çok heyecanlı bir örgütümüz var! SAKÜDER! Sanat ve sanatçılara verilmesi gereken önemi yaymak adına değerli bir sanat insanı olan Ali Eser tarafından 3 Ekim 2005 yılında Uluslararası Sanat ve Sanatkârlar Topluluğu Kültür Derneği yani SAKÜ-DER kuruldu.

Bir ressamın malzemesi boya olduğu gibi sanatseverin malzemesinin sanatsal yaratıları olduğunu biliyoruz… Sanat tarihi, kültür, güncel olaylar, reklamcılık, finansman, iletişim, halkla ilişkiler, yönetim gibi birçok konularda bilgi sahibi olan ve yetkinliğini ispatlayan Başkan Ali Eser, sanatçı ve sanat-sever arasındaki köprü olmak adına bugüne kadar çok etkili performanslar düzenlemiştir. SAKÜ-DER gerek ulusal gerekse uluslararası sergilerle ressamlarla resim severleri buluşturmaktadır. Yurt içinde ve dışında ses getiren başarılı sergilere imza atmaktadır.

Sanatçıların bilgi ve görgülerini geliştirmek adına özellikle yurtdışı aktiviteler yapmakta, çeşitli sanat dallarında düzenledikleri yarışmalarla sanat toplumunu yaratmaya çalışmaktadır. Bakanlığım sırasında üzerinde durduğum en önemli projem olan “Sanat Toplumu” hedefimin SAKÜDER tarafından ısrarla takip edilmesi benim için de büyük bir mutluluk kaynağı olmuştur. Ali Eser’in başkanlığında her yıl verilen sanat ödülleri kültür ve sanat dünyamız için ayrı bir güç kaynağıdır! Özellikle sanat ve siyasetin kucaklaşmasını sağlamak adına ve sanata katkı sunan siyasilere verilen ödüller, siyasetin sanata daha sıcak bakmasına neden olmaktadır.

Bir araya geldiğimiz sergilerde SAKÜDER yönetim Kurulu ve üyelerinin Atatürk hayranlığı beni hep etkilemiştir. Çağdaş yaşamın kurucusu Mustafa Kemal Adına düzenlenen yarışmalar, sonunda albümlere, antolojilere dönüşüyor. İlkini Cumhuriyetin 83. yılında “Atatürk ve Cumhuriyet” temalı ve 55 şairin 275 şiiri ile 7 ressamın 9 adet yağlı boya Atatürk portresinden oluşan antoloji ve diğer Kültür ve sanat kitapları, yurdun her yerindek°i kütüphanelerde okunmaktadır. Ali Eser diyor ki; “en önemli görevim kültür ve sanatın, evrensel bir iletişim dili olduğunu topluma anlatabilme, onların düşünce dünyasında yer alabilme ve SAKÜDER projeleriyle toplumun bilinçlenmesine katkı sunmaktır! “

Demem o ki; Heykeli ucube bulup içine tüküren, tiyatroda sakız çiğneyen, sanatı teybe kaset koymaya indirgeyen, çağdaşlık karşıtı, güzelliklere düşman, baleyi ahlaksızlık, resmi de dinsizlik olarak kabul eden, tiyatroyu reddeden anlayışa karşı SAKÜDER ve Ali Eser gibi sanat aşığı kurum ve kişilerin olması Türkiye için bir şanstır!

Fikri Sağlar

Eski Kültür Bakanı ve Mersin Milletvekili

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0
    0
    Sepetiniz
    Sepetiniz boş Mağazaya Dön
    Open chat